nostaljik resim galerisi

23/9/2007 ·

1900'lü yıllarda Bulancak

 

Yorum (1) Yorum yaz!

turizm

23/9/2007 ·

İlçeye bir yılda 40 bin yerli ve yabancı turist gelmektedir. Bu sayının büyük çoğunluğunu yerli turistler oluşturmaktadır. Turist akımı yaz aylarında yoğunlaşmaktadır. Doğal güzelliklerle bezenmiş. Bulancak ilçesi, Karadeniz kıyı boyunun en uzun iskelesine (261 Metre) sahiptir. Karadeniz sahil yolu mevcut iskelenin yarıya yakın bir kısmını yol sahası içine almıştır. Yine Karadeniz kıyılarının sahile en yakın olan Dikmen Tepesi üzerinde karakteristik, küçük krater gölü bulunmaktadır. Son yıllarda yayla turizmi, gelişmeye başlamıştır. Karagöl, Bektaş, Bicik, Paşa Konağı günübirlik turizm ve dinlenme alanlarıdır. Bektaş'ta (1990 mt) hizmete giren Karagöl Otel, Bicik, Çamalan ve Ambardağında Orman işletmesinin tesisleri konaklama hizmetleri vermektedir. Geleneksel konukseverlik anlayışıyla turistlere sıcak davranışlar her zaman görülmektedir, ilçenin batı ve doğu kıyısı sığ denizli ince kumlu doğal plaj oluşumları ile içiçedir. Incüvez, Yassıtaş, Pazarsuyu, Plajlarını, Karaburun, Mektepyanı, Burunucu, Küçüklü ve Yal ı köy plajları bütünler. Denizsuyu sıcaklığı ortalama 25, tuzluluk derecesi %16'dir. Bulancakta avlanma olanaktan, av turizmi oluşumunu destekleyecek niteliktedir. Çulluk, Yabanördeği, Bıldırcın, Karatavuk, Tavşan, Yabankeçisi, ayı, yabandomuzu, tilki gibi hayvanlar avlanmaktadır. Amatörce avcılık yapanlar çoktur. Bulancak Avcılar Demeği bilinçli avcılığın önderliğini yapmaktadır.

 

Ulaşım ve haberleşme

Bulancak, Giresun'a 15, Piraziz'e 10 ve Kovanlık'a 32 km. lik yer yer bozuk asfalt Devlet yolu ile bağlıdır.
1940'lı yılların sonuna kadar önemli bir 'yol açım' çalışması yapılmamıştır. Köy yojlarınm yapımında yöre insanının fiziksel ve maddi katkılarının payı büyüktür. ilçenin tüm köylerinin yolu bulunmaktadır. Arazinin engebeli oluşu, yağışların etkisi, yollara dökülen stabilize malzemeyi kısa sürede etkilemektedir. Köy yollarının uzunluğu 400 km'dir. Bu yolların 318 km'si stabilize, geri kalanı toprak yoldur. Bulancak'ta İlk açılan grup köy yolu Bulancak- Bozat ve Bulancak-lcilli yollarıdır. Kovanlık'tan Tandır, Derecikalan, Aydınlar, Ahurlu, Döngeri, Bayındır ve Tokmadin Köyyolları orman yoludur. Bektaş yaylası, Paşakonağı ve Bicik Orman merkezlerine giden yollarda. Orman işletmesince getirilmeye çalışılmaktadır. Kovanlık'tan Tandır, Derecikalan, Aydınlar, Tokmadin, Bayındır ve Ahurlu köylerine Pazarsuyu Deresine takiben o yükseltide, kar tutmayan orman yolunun büyük bölümü tamamlanmış, bu yıl içinde hizmete girmesi beklenmektedir. İlçemizde Şehirlerarası ulaşım sağlayan ve düzenli seferler yapan Fındıkkale ve Sema Turizm Şirketleri'nin yanı sıra ilçemiz Otogarında yazıhanesi bulunan Ulusoy, Süzer, Kamberoğlu ve Metro Turizm Şirketjeri mevcuttur. Bu şirketler her gün sabah ve akşam düzenli seferler düzenlenmektedirler. ilçemizde deniz yolu ile taşımacılık yapılır ve ulaşım olanakları mevcut değildir. Bulancak iskelesi Karadeniz'in en uzun iskelesidir. (261 mt.) jskeleden 1500 ton kapasiteli gemiler yUkleme ve boşaltma yapabilmektedir. Bulancak ilçesinde havayolu ile ulaşım yoktur. En yakın hava alanı Trabzon ve Samsun'dur. ilçemizde 5 adet motorlu taşıyıcılar kooperatifi mevcuttur.

Bulancak'ta 1 PTT merkez müdürlüğü 1 Şube, 1 PTT acentalığı bulunmaktadır, ilçe merkezindeki santralin kapasitesi 11384, Küçüklü 649, Erdoğan 712, Icilli 745, inece 512, Sanayi 944, Hisarkaya 240, Büyükada 640, Kovanlık 728, Aydınlar 304, Ataköy 500, Bayındır 256, Damudere 500 olmak üzere ilçedeki santrallerin kapasitesi 17.908 olup 1999 yılında 800 kişi daha telefon sırası beklemektedir. Abone nezdinde evlerinde otomatik telefon bulunan köy sayısı 57'dir.
Bulancak ve Piraziz'de ulusal ve yöresel TV ve Radyo yayınları kurulan anten ve çanak antenler ile izlenmekte ve dinlenmektedir.

 

 

 

 

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

BULANCAK KÜLTÜR VE SANAT

23/9/2007 ·

 

*BASIMEVLERİ :

İlçemizde gazete çıkarmayıp, yalnız evrakı matbua yapan Murad Matbaası, Yıldız Basımevi ve Uğur Ofset basımevi bulunmaktadır.

         *İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ :

İlçe Halk Kütüphanesi 1981 yılında İlçe Belediye bünyesinde hizmete açılmış, 1985 yılında Kültür Bakanlığına bağlanmıştır. Faaliyetini 1992 yılına kadar Belediyeye ait bir binanın 2.katında sürdürmüş olup, halen mülkiyeti kendisine ait Cemal Gürsel caddesi üzerindeki 531,78 m2 inşaat alanına sahip, zemin kat dahil 3 katlı binada hizmetini sürdürmektedir. Kültür hizmetleri salonu açılmıştır. Kütüphanede 8.290 adet kitap bulunmakta olup, 2004 yılında okuyucu sayısı 24.237 kişidir.

 

 

*TİYATROLAR :

Bulancak'ta tiyatro çalışmaları l0 yılı aşkın bir geçmişe sahip bulunmaktadır. Son yıllarda tiyatro çalışmaları Bulancak Sanat Tiyatrosunca sergilenmektedir.

*FOLKLÖR

ilçe Halk eğitimi Merkez Müdürlüğüne bağlı olarak okullar bünyesinde kurulan bir folklor ekibi mevcuttur. Folklor bakımından kıyı şeridi ile Giresun dağlarının güneyinde kalan Kelkit Havzası arasında önemli farklılıklar olduğunu söylemek mümkündür. Bulancak'ta 1 adet sanat tiyatrosu bulunmaktadır. Zaman zaman gösteriler yapmaktadır.

BULANCAK SANAT TİYATROSUNDA BİR GÖSTERİ SONRASI

Doğum:

 

Doğumu yaklaşan kadın kendisi ve doğacak bebeği için gerekli giyecek kıyafetlerini hazırlar, doğum ya hastahanede yada evde yaptırılır. Bebek doğduktan sonra babaya müjde edilir ve babada müjdeciye bahşiş verir. Çocuğun adı genellikle aile büyüklerine danışılarak konulur.

Sünnet:

Aileler tarafından günü karariaştmlır.eş, dost bu gün için davet edilir. Sünnet edilecek çocuk için kıyafetler satın alınır ve sünnet yatağı ve odası süslenir. Çocuk özel hazırlanmış at veya otomobil ile gezdirilir. Sünnetler genellikle tecrübeli sünnetçiler tarafından evlerde bazende Doktorlar tarafından hastahanelerde veya özel kliniklerde yapılır. Eş dost sünnet olan çocuğu ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulunur ve hediyeler verir. Çocuğu sünnet olan ailede gelen misafirlere çeşitli yiyecekler ve içecekler ikram ederler. Sünnetlerde genellikle Mevlit ve Kur'an okutulur.

Nişan:

Nişanlanacak gençlerin aileleri nişan günün tesbit eder, yakın eş dost bu güne davet edilir. Ailelerin kararlaştırdığı bir kişi, kırmızı kurdeleyla biribirine bağlanmış nişan yüzüklerini, günün mana ve önemini belirten küçük bir konuşmadan sonra önce kızın parmağını sonrada erkeğin parmağına takarak hayırlı ve uğurlu olması temennisinde bulunarak kurdeleyi keser. Yüzük takma işleminden sonra, erkek tarafı kıza, kız tarafıda erkeğe hediye takılar takar, fotoğraflar çekilir. Misafirlere pasta ve limonata ikram edilir.

Düğün:

Evlenecek gençlerin aileleri düğün gününü kararlaştırılarak hazırlıklara başlarlar, gençlerin oturacağı ev hazırlanır, davetiyeler hazırlanır ve eş dost ve akrabalar düğüne davet ediler. Düğüne gelecek misafirlere ikram etmek için çeşitli yemekler, hazırlanır, bu yemeklerin başında "KEŞKEK" gelir. Düğün ekseri 3 gün 3 gece sürer. Bu süre içersinde davul ve zuma ve kemence çalınarak çeşitli oyunlar oynanır. Şehir merkezindeki düğünler ise genellikle bu amaç için hazırlanmış düğün salonlarında yapılır. Kız evinde kına gecesi yapılır ve gelinin eline kına yakılır. Ev düğünlerinde damat ortaya alınır ve düğüne gelenler tarafından damatın yakasına çeşitli para ve altın gibi hedeyiler takılır. Salonlarda yapılan düğünler de ise gelin ve damat ikilisi birlikte ortaya gelir ve düğüne iştirak eden gerek gelinin ve gerekse damadın yakınları ile eş dost ve akrabalar gelin ve damata çeşitli hediyeler (para, altın vs.) takarlar. Gelin ve damat özel olarak süslenmiş otomobil ile düğün evinden alınarak birlikte oturacakları eylerine götürülür. Ekseriyetle düğün yapılmadan önce mutlaka çiftlerin resmi nikahları, gerdek gecesinden öncede dini nikahları kıyılır.

Cenaze:

Ölüm olayı köylerde camilerden, ilçede ise Belediye hoperiörü ile ilan edilir. Cenaze bulunan köy ve mahalle camilerinden "Sala" verilir. Ölüm olayı bir yandan etrafa duyurulurken, bir yandan da defin hazırlıklarına başlanır. Cenazeye gelenler cenaze yakınlarına taziyede bulanarak acılanna ortak olduklarını bildirerek ölene hayır duada bulunurlar. Cenaze yıkanıp hazırlandıktan sonra cenaze namazı kılınır ve ilanda belirtilen yerde defnedilir. Daha sonra cenaze yakınlarının evlerine gidilerek taziyede bulunulur. Ölenin evinde Cumalık, 40.ncı gece, 52.nci gece, bazende yıldönümü adı altında yemekli mevlit tertibi yapılması ve cenazelerin gündüz kaldırılması adet halindedir.

Askere uğurlama:

Askere gidecek olan gençler, gitmeden 10-15 gün önce askere uğurlanıncaya kadar akrabalıklarının evlerine veya işyerlerine giderek onları ziyaret eder ve askere gideceğini onlara söyler, bu süre içinde akraba, eş ve dostlarda onu evinde ziyaret eder. Türk Bayrağı ile süslenmiş otomobillerle cadde ve sokaklarda otomobillerin komalar çalınarak geziler yapılır. Askere gitmek üzere belirlenen yerlere toplanan asker adayları davul zurna eşliğinde, çeşitli yöresel oyunlar oynayarak vedalaşmak suretiyle topluca askere gitmek üzere araçlara bindirilir, araçlar sık sık kornalar çalarak geride kalanlara veda ederler. Bu uğurlama töreni ile "Askere Uğurlama" görevi ifa edilmiş olur.

 

İnançlar:

6 Mayıs günü Hızır ve llyas'ın bir araya geldiğine ve güzel günlerin geleceğine inanılarak kırlara çıkılarak, yenilir, içilir, eğlenilir. Genellikle "Hıdırellez günü" adı altında, Eriklik Köyü Dokuzpğlu mevkiinde, çevre köylerin ve ilçe sakinlerinin katılımı ile toplanır. Dokuzoğul'daki ulumeşe ağacının altında bulunan mezar ziyaret edilir, adak kurbanları kesilir, şifa ve evlenme talebi ile ilgili çeşitli dileklerde bulunur, dualar edilir. Mezara para atılır.

Halk oyunları ve çalgılar:

ilçede halk oyunları olarak genellikle "karşılama, sallama, gürcü oyunu, sık-sara, metelik (yürüme) oyunlan oynanmakta. Kemence, bağlama, davul, zurna, elektronik, klavyeler ise çalgı çeşitleridir.

Ağız (şive) ve dil özellikleri:

ilçede resmi dil olan Türkçe dışında, Gürcü halkın oturduğu köylerde ikinci dil olarak 'Gürcüce" konuşulmaktadır.

Yöreye özgü kelimeler:

Ha Şu
Ağa
Civil
Peşkir
Gubarmak
Haccacuk
Irgalamak
Kesik
Örsevi
Şef Sırma
Urmek
Herhasıl

işte şu
Abi
Küçük
Havlu
Kasılmak
Güzelce
Sallamak
Sıra
Yanmış odun ucu
Yanlış Beton
Havlamak
Herhalde

.

Hörelenmek
Kemre
Maksus
Navu
Annak
Yeygi
Zollu
Şaplak
Baldırcan
Heç
Tüllu
Örüzger
Söykenmek

Üzerine yürümek
Ahır Gübresi
Yalan
Ne var
Görünen yer
Hayvan yiyeceği
Mükemmel
Şamar
Patlıcan
Hiç
Türlü
Rüzgar
Uzanmak

.

Uşak
Emice
Peşku
Bibi
Demincek
He
Evza
Emi
Sıbıç
Evlürü
Cücük
Bunnar

Çocuk
Amca
Soba
Hala
Az evvel
Evet
Kibrit
Tamammı
Sap
Yeter
Civciv
Bunlar

Yöreye has türküler:

Kadir ÜSTÜNDAĞ tarafından TRT repertuvanna kazandırılan Türküler;

Bir fındığın içini yar senden ayn yemem,
Bu gün gördüm yarimi öldüğüme gam yemem,
Aldır aslanım aldır, al yanaktan baldır,
Kınalı ellerinle, beni uykudan kaldır,
Fındık toplayan kızlar, fındık dalda kalmasın,
Gel biraz konuşalım aklım sende kalmasın,
Aldır aslanım aldır, al yanakları baldır,
Kınalı ellerinle, beni uykudan kaldır

Dere boyu kavaklar,
Açtı yeşil yapraklar,
Ben sana doyamadım
Doysun kara topraklar

Hadi gülüm yandan yandan
Biz kormayız Kaymakamdan,

Oy Bulancak Bulancak,
Bu iş nasıl olacak,
Verin benim yarimi,
Arada kan olacak,

Hadi gülüm yandan yandan
Biz korkmayız Kaymakamdan.

Yöreye has yemekler:

Pancar çorbası, pancar diblesi, Sakarca mıhlaması, merolcan kavurması ve mıhlamas ısırgan yemeği, Pancar sarması, asma yaprağı sarması gibi...

El sanatları:

Bakırcılık, halıcılık, kalaycılık, demircilik, oya işleri, mobilyacılık ilçede yaygın e sanatlarıdır.

Sit alanları

Tarihi eser niteliğinde olup koruma kararı alınan eserler
1-Acısu kaya kilisesi
2- Burunucu Camii, çeşmesi ve haziresi
3- Merkez Eski Camii
4- Barbaros ilkokul binası
5- Demircili kemer köprüsü

http://www.bulancak.gov.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=174&Itemid=121

Yorum (yok) Yorum yaz!

bulancak tarihi

15/9/2007 ·

                       
    Bölgenin bilinen tarihi Hititlere kadar inmektedir. M.Ö.l400-l200 yıllarında bölge Hititlerin yönetiminde iken,Trabzon-Erzurum-Giresun yörelerine Azzi ülkesi denilmekte idi. Bu yöreler, M.Ö.l200 yıllarından sonra Deniz kavimleri göçü sırasında Muşkililer, Tibarenler, Tabaların eline geçti. Hitit Devletinin yıkılmasından sonra bölge Frigya Krallığının yönetimine girmiştir. Doğudan gelen İskit ile Kimerler tarafından Frigler yıkılınca, bölge M.Ö. 7.Yy.larda İskit ve Kimmer akınları kesilince Ege bölgesinde hüküm süren, ticaret yapan ve Koloni şehirler kuran Miletosluların Sinop, Samsun, Ordu Koloni şehri olarak ve Keresus adı ile kurulmuştur. Giresun M.Ö. 4.Yüzyıllarda Pers Devletinin yönetimine girmiş. M.Ö.3.Yüzyılda bir süre Kapadokya Krallığının yönetiminde kalmış,daha sonra Makedonyalıların iradesine geçmiştir. M.Ö. 2. ve I.Yüzyıllarda bölgeye Pontuslular hakim oldu. 

M.Ö. 6l.inci yılda Pontus Kralı Midridates Roma Komutanı Luculus'a yenilince, şehir ve yöre yönetimi Roma yönetimine girmiştir.

 

M.S. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca, Bulancak Doğu Roma İmparatorluğunun yönetimine girmiştir. M.S.11.Yüzyılda Doğu Roma Devletinin Başkenti İstanbul, Haçlılar tarafından istila edilince,İmparator Kommenus'un çocukları Trabzon'a gelerek M.S. l204 yılında Trabzon Başkent olmak üzere Trabzon Rum Devletini kurdular. Bulancak’ta bu devletin sınırları içinde kaldı.

 

M.S. 26 Ağustos 1071'de Malazgirt Meydan Savaşı'ndan sonra Anadolu’nun fethine başlayan, akın akın Anadolu'ya gelen Selçuklu Türkleri Karadeniz sahillerini de Türk hakimiyeti altına almıştır. Haçlı Seferleri sırasında Anadolu Selçuklu Devleti'nin zayıflaması sonunda sahil şeridi Türklerin elinden çıkmış, M.S.l204 yılında kurulan Trabzon Pontus Devletinin eline geçmiştir. M.S. l277 yılında Oğuzların bir kolu olan ve Anadolu'ya gelen Çepni Türkleri, önce Sinop'u aldı. Bu sırada Anadolu'da Moğol baskısı da zayıflıyordu. Daha sonra bütün Canik Bölgesine hakim olmaya başladılar.

 

İşte Giresun ve çevresinin Türkleşmesini sağlayan Çepni Türk Beylerinden olan ve Ordu-Giresun yöresinde Beylik kuran Bayram Bey'den sonra yerine Hacı Emir Bey geçmiş, Hacı Emir Bey'de Trabzon Pontus Kralı ile l358 yıllarında savaşmış, Bulancak Hacı Emir Bey'in oğlu Süleyman Bey zamanında l397 yılında Türklerin eline geçmiştir.

 

Bölgenin Hükümdarı olan Kadı Burhanettin bu haberi davullar çalarak kutlamış, Süleyman Bey'e katılmak için elçiler göndermiştir. Böylece Trabzon Rum Devletinin toprakları Trabzon ve çevresi olarak kalmıştır.

 

Fetihle birlikte bölgeye Çepni, Döğer, Eymir, Karkın, Ala-Yurtlu, Bayındır, İğdir gibi Oğuz Boyları gelip yerleşmişlerdir.

 

Fetihten 60-65 yıl sonra yapılan tahrirde Bulancak İlçesinin adı KEPSİL, 187l'lerde AKKÖY, l928'lerde de BULANCAK adını almıştır.

 

l455 'de bir Naiplik , yani Kadı Naibi’nin yargı alanına giren idari bir ünite olan Kepsil, l455 tahririne göre Mustafa Kethüda, Şemsettin Kethüda ve Çakır oğlu Pir Kadem Kethüda’nın Yurdu'dur.

 

Ancak Giresun–Tirebolu gibi şehir merkezlerinde nüfusun çoğunluğu ve Ticaret Rum ve Ermenilerin elinde bulunuyordu.

 

Hacı Emir Beyliğinde II.Murat döneminde Osmanlı yönetimine girmiş, 146l yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde Trabzon'un alınmasıyla Karadeniz bölgesi böylece kesin Türk hakimiyetine girmiştir.Türk Yurdu olmuştur.

 

 

 

Bulancak İlçesi, AKKÖY adı ile Giresun'a bağlı iken l887 yılında Belediye kurulmuş, l934 yılında da İlçe olmuştur.



http://www.bulancak.gov.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=177&Itemid=121

Yorum (yok) Yorum yaz!

bulancak resimleri

15/9/2007 ·

 

Yorum (7) Yorum yaz!

« Önceki ::